Son güncellenme :08.04.2014 10:25

Anasayfa > Anasayfa > Eğitim İş’li Yol Arkadaşımız

08.04.2014 Sal, 10:25

OLYMPUS DIGITAL CAMERAEĞİTİM İŞ’Lİ YOL ARKADAŞIMIZ,

Ülkemizin Emperyalistler ve onun yerli işbirlikçileri eli ile bölünüp parçalanması yolunda bir hayli yol aldıkları talihsiz bir dönemi yaşıyoruz. Bundan 9 yıl önce 17 Ekim 2005 yılında kurulduğumuzda “Vatanı Olmayanın Sendikası da olmaz” temel ilkemiz idi.

Bu gün ülkemizi geriye götürmeye çalışan güçler ile bölmeye çalışan güçler aynı noktada birleşmişlerdir. Bu iki akımın öğretmen örgütlenmesi içindeki uzantısı sendikalar Cumhuriyetimizin temel niteliklerini ortadan kaldırmada birbirleriyle ittifak yaparken kendilerini Tanrı Dağı kadar Türk, Hıra Dağı kadar Müslüman gören bir diğer akımın sendikal uzantısı da bunlarla yarış etmektedir. Bu sendika, her fırsatta kendilerini Atatürkçü ve Cumhuriyet değerlerinden yana göstermeyi de ihmal etmemektedir. Öyle ki, İktidardan güç ve destek alan gerici sendikanın hayata geçirdiği tüm eylemlerine destek vererek gericiden daha çok gerici olmuştur.

Özlük haklarımız için karda kışta, taşeronlaştırılmaya ve eğitimin piyasalaştırılmasına karşı alanlarda, mesleğimizin onuru için meydanlarda Eğitim İş mücadele verirken bu sendika Eğitim İş’i dışlayarak bölücü sendika ile birlikte eylem birliği yapıyordu. Hem de Eğitim İş’in ilk defa ortaya koyduğu eylem çağrısına rağmen.

Bu sendika, Cumhuriyetin en önemli kazanımı olan Eğitimin Birliği İlkesi 4+4+4 yıkım projesi ile ortadan kaldırılırken AKP’ye destek verdi. Resmi kurumlara (halen yasa dışı olarak uygulanmakta olan) türbanın sokulmasına bu sendika destek verdi. Sonradan hızını alamayarak bu kılık kıyafet hokkabazlığının kararını önce kendi sendikalarının aldığını ileri sürerek eğitimin dinselleştirilmesinde ve kadınlarımızın kara çarşafa sokulmasında ne kadar Atatürkçü(!) olduklarını ortaya koymuş oldular. Ulusal bayramlarımız yasaklanırken Taksimde 225 bin Cumhuriyet sevdalısı kitle ile birlikte direnen Eğitim İş vardı. 29 Ekim’de  Ulus’ta, İzmir Gündoğdu meydanında ve 10 Kasım’da Tandoğan-Anıtkabir hattında Eğitim İş dışında bu milliyetçi sendika neredeydi? Atatürkçülüğü aklına gelmedi mi?  Kendisine Türk Milliyetçisi sıfatını yakıştıran ama aslında NATO’nun izni kadar milliyetçi olduğu bilinen bu sendika öğretmen kitlesine yalan söyleyerek takiyye yapmaktadır. Atatürk’ün en büyük eserim dediği Cumhuriyetin kazanımları birer birer ortadan kaldırılırken bu sendika üç maymunu oynamayı yeğlemiştir. Laik ve bilimsel eğitimi ellerinin tersi ile iten bu sendika hangi yüzle Atatürk’ü ağzına alabiliyor? Andımız konusunda Anti Emperyalist güç birliğine, milyonların alanlarda ki şanlı direnişine karşı neden uzak, neden ilgisiz ve duyarsız kalmayı tercih ettiler? Çünkü bu sendika da din üzerinden siyaset yapan ve yeri geldikçe yandaş sendikanın gerici eylemlerine sahip çıkarak hangi safta olduğunu ortaya koymaktadır.

Bu sendikanın gerçek yüzü gericiliktir. Çağdışılıktır. Öğretmen kitlesinden bu yüzlerini sürekli gizlemektedirler. Eğitim İş’in dik duruşu ve ilkeli tavrı, sendikal mücadeleyi “yetki alma” ve “üye sayısı” olarak gören bu sendikayı çok rahatsız etmiştir. Bu gün Türkiye genelinde 50 binlere ulaşan sendikamızdan İstanbul 3 no .lu şubesinin üye sayısını 1 yılda 1000’den fazla arttırması bu sendikayı korkutmuştur. O nedenle Eğitim-İş üyelerine geçmişte “Hazirana kadar bizim üyemiz olun, yetkiyi alalım, sonra istifa edersiniz” gibi onurlu hiçbir eğitim emekçisinin kabul etmeyeceği teklifinde bulunmuşlardır.

Bu, “Ben derenin öte yakasına geçemiyorum, ayağımın altına taş ol da ben üzerine basıp geçeyim” demek kadar onur kırıcı bir tekliftir. Kendisine ve karşısındakine birazcık saygısı olan böyle bir teklifle gelmez, kendi sendikal mücadelesini anlatır, eğitim çalışanı da bu durumu kendine göre değerlendirir ve kararını verir.

Tabii ki onların unuttukları bir şey var: Bizler Eğitim-İş üyeleriyiz, başkalarının açtığı yolların çukurlarını dolduracak dolgu malzemeleri değiliz.

 

Değerli Eğitim İş’li yol arkadaşım, Bizler, hep beraber, Eğitim-İş’i eğitim emekçilerinin gönlüne oya gibi işleyerek bu aşamaya getirdik. Bundan sonra ne geri döneriz yolumuzdan ne de olduğumuz yerde sayarız. Ülkemizin, çocuklarımızın ve eğitim çalışanlarının, “Cumhuriyetin Öğretmeni” olan bizlere her zamankinden daha fazla ihtiyacı var.

Geldiğimiz süreçte Eğitim-İş bütün üyeleriyle bir ve beraber olarak güçlü bir biçimde ayakta durmaktadır. Kendimize ve örgütümüze güvenelim, birbirimize her zamankinden daha çok destek olalım. Unutmayalım “sen varsan biz olacağız.”

Örgütlü gücümüze güvenmeli ve bu sendikanın hepimize bir gün mutlaka lazım olacağını unutmamalıyız. Sendikamızı zor günler için hazır tutmalı, onu daha da büyütmek için okullarımızda Cumhuriyetin ve Emeğin sendikası Eğitim-İş’in ilkelerini anlatmalıyız.

Evet biz Atatürkçüyüz. Bizim Atatürkçülüğümüz hamaset değil O’nun ilke ve devrimlerine olan inancımız ve ihtiyacımızdandır. Biz tarihte Emperyalizme karşı verdiği savaş ve kazandığı utku ile kendisini kanıtlamış bir devrimcinin yolundan gitmekteyiz ve bundan da onur duyuyoruz.

 

                                                                    Eğitim İş İstanbul 3 Nolu Şube

150 views

Bu yazıyı paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

*